Bilemezdim

Eskiden bazı şeyler ne kadar da farklıydı

O zamanlar sorsalar hiç bilemezdim böyle olacağını

Ne kadar çok seviyordum seni

Her an seni görmek, seninle konuşmak istiyordum

Her fırsatta yanında olmak istiyordum

Hiç çıkmıyordun aklımdan

Kimseyle paylaşmak istemiyordum seni

Elimden gelse kimse görmesin diye saklardım herkesten

Hayallerimde bir tek sen vardın

Saçının tek bir teline zarar geleceğini bilsem seve seve verirdim canımı

O derece seviyordum seni…

 

Sonraları nefret etmeye başladım

Çok kızdım sana

Belki dilim bir şey söylemedi ama kalbim hiç susmadı

Umudumu kaybetmemek için direndim

Defalarca savaş verdim kendimle

Ne kazanabildim ne de kaybettim

Bir yanım boş ver derken diğer yanım “sensiz olmaz” diye haykırdı

Çok gözyaşım aktı

Yanaklarımdan sessizce süzüldüler

Gizledim herkesten

Erkekler ağlamaz diye öğrendim ben

Hep güçlü görünmeye çalıştım

Oysa dokunsan ağlayacaktım

Keşke dokunsaydın

Belki kaybetmezdim umudumu

Düşmezdim bu boşluğa

Yaşayan bir ölüye dönüşmezdim belki de…

 

Hayata tutunmaya çalıştım

Yüzüm gülerken içim kan ağlıyordu

Belli etmedim

İnsanlar neyin var dediklerinde ise türlü türlü bahaneler uydurdum

Hep geçiştirdim

Hiçbir zaman “sen” diyemedim

Günlerim böyle geçti

Acı, keder, yalnızlık…

 

Sonraları bir farklılık hissettim

Bugünlere geldim

Artık ne seviyorum seni ne de nefret ediyorum senden

Umurumda değilsin artık

İster izdivaç ister ölüm haberini alayım fark etmez herhalde

Senden adam olmaz derler ya harbiden öyle

Senden adam olmazmış

İnsan ancak boşa kürek çeker seninle

Ne sevgimi hak ediyorsun ne de nefretimi

Sadece seninle geçirdiğim yıllarıma, senin için döktüğüm gözyaşlarıma yanarım

Böyle olacağını hiç bilemezdim ama artık böyle

Yollarımız ayrıldı

Sen kendi dünyanda yaşıyorsun artık ben kendi dünyamda…

Bundan sonra ne ben girebilirim dünyana ne de sen girebilirsin dünyama…

Kaybettim

Eşsiz ve derin bir yalnızlık içindeyim

Etraf çok sakin ama içim değil

Uzanıp dokunamasam da seninleyim

Dön bir bak sevgili, bu senin eserin.

 

İçimde tarifi imkânsız fırtınalar seli

Dışarı çıkmaya çalışıyor içimdeki deli

Yıllar geldi geçti, esmedi bahar yeli

Ben yine kaybettim, kaybettim sevgili.

 

Bir  güz akşamı kapımı çaldı hüzün

Boş ver aldırma, her daim gülsün yüzün

Güneşimi kaybettim, karanlıklar içindeyim

Küçük meleğim öldü, sersefil bir haldeyim.

 

Eskiden sevgi dolu bir çocuktum

Bir gün sevgisizlik içinde yok oldum

Sana masal gelmesin, bu benim hayatım

Ben çok kez öldüm ama halen hayattayım.

İstiyorum

Gözlerine bakmak istiyorum,

Gözlerimi hiç kaçırmadan uzun uzun bakmak.

Sen de kaçırma lütfen!

Mahrum etme beni bu bir çift güzellikten…

Ellerini tutmak istiyorum,

Ve hiç bırakmamak…

Sanki bırakınca bir daha tutamayacakmışçasına tutmak…

Saçlarını okşamak istiyorum,

Bilsem örmek de isterdim ama bilmiyorum.

Saçlarını örmeyi öğrenmek istiyorum…

Sarılmak istiyorum,

Sımsıkı sarılmak.

Sanki bırakınca bir başkası sarılacakmışçasına sarılmak…

Öpmek istiyorum,

O tatlı dudaklarına küçük bir öpücük kondurmak istiyorum.

Sonra bir tane daha, bir tane daha…

Sonra da uzun uzun öpmek istiyorum…

Seninle yaşamak istediğim o kadar çok şey var ki…

Yazmakla bitiremiyorum.

Ama dediğim gibi “seninle” yaşamak istiyorum.

Bir başkasıyla değil!

Sadece “benim” olan küçük kırlangıcımla…

Son Sefer

Bir ikindi vakti gördü gözlerim seni

Şaşırdım, bu duygu kalbim için çok yeni

Bir tutam öfke, bir tutam hayal kırıklığı

Artık bir araya gelmez kalbimin kırıkları.

Bazen derin düşüncelere dalıyorum,

Düşünceler içerisinde kayboluyorum,

Acaba diyorum, nasıl yapıyor?

Nasıl oluyor da bensizliğe tapıyor?

Bazen silip atıyorum seni aklımdan,

Ama hiç çıkaramıyorum sol yanımdan,

Ne kalbimde umut ne gözlerimde fer,

Ne beni unut ne de hatırla son sefer.

Marifet

Hayatta edindim birçok tecrübe

Bazı gerçekleri edemiyorum tercüme

Saygısızlık ve edepsizliği sanıyorlar marifet

Bence bir an önce kopmalı kıyamet.

Saygı Duyacaksın!

Saygı duyacaksın!

Senin için ellerinden, ayaklarından ya da gözlerinden vazgeçen gazime,

Saygı duyacaksın!

Senin için eşinden, evladından, canından vazgeçen şehidime,

Saygı duyacaksın!

Evine ekmek getirmek için çalışan babana,

Saygı duyacaksın!

Evladı için kaygılanan fedakârlığın temsili annene,

Saygı duyacaksın!

Hep iyiliğini düşünen sabır küpü öğretmenine,

Saygı duyacaksın!

Seninle birlikte üzülebilen gerçek dostuna,

Saygı duyacaksın!

Namusu için yaşayan güzel ahlâklı kıza,

Saygı duyacaksın!

İyilik peşinde koşan iyi kalpli insanlara,

Saygı duyacaksın!

Dininin emrettiği gibi yaşayan herkese,

Saygı duyacaksın!

Saygıyı hak eden her güzel insana,

Saygı duyacaksın!

Çünkü saygı duyan her insan saygıyı hak eder!

Yer Yok

Pas, toz, duman içinde büyüdüm;

Sevgi yoktu, ben de kendime kini büründüm.

Aklımda gülüşün, artık kalmadı gücüm;

Düşündüm, ben ne ara büyüdüm?

Derdim var benim her insan gibi,

Bilirim, bulunur derman elbet de mi?

Çok çok duydum, aman aman!

Nerede hani her derde derman?

Âdem evladı bu, bir büyük cadı;

Güzeldi ama artık kalmadı tadı.

Öldürdü, bir prensesin bir yalanı;

Artık bitti, kalmadı takatım.

Aldırma, ben bir yalancı;

Ayrıca senin bir hayranın.

Sevdim, seni her şeyden çok;

Kalbim ellerinde senden başkasına yer yok.

Anlamıyorsun

Ne desem bilemiyorum,

Hangi kelime daha doğru?

Bazen her şeyi söyleyemiyorum,

Acaba bu bir sorun mu?

 

Anlatıyorum, anlatıyorum;

Sanki hiç anlamıyorsun gibi.

Bazen üzgün, bazen neşeli;

Sanki hiç anlamıyorsun beni.

 

Ben bir çiçeğim, susuz bırakılmış

Ben bir kuşum, kanatsız kalmış

Ben bir insanım, yüreği yanmış

Beni bana bırakın  her şey yalanmış.

 

O Çocuk

Masum bir çocukluk yaşadım,

Bazen güldüm, bazen ağladım.

Hayallerimi yarınlara taşıdım,

Dünler bitti, yarınlara ağladım.

 

Sevmek güzeldir, hiç korkmadım;

Sevilmemek korkuttu ama yılmadım.

Güzel günler yakındır, sabret;

En büyük yalanım oldu, affet.

 

Duygu dolu bir çocukluk, daha çok yokluk

Hayatı öğrenme çabası, varlık içinde yokluk.

Tatlı dilli, temiz kalpli, saf çocuğum benim

Biraz kıskanç, biraz hisli o çocuk benim.

 

 

Özgürlük

Sahi nedir özgürlük?

Bir kadının şiddet nedir bilmemesi mi?

Ya da başörtüsünü çıkarmak zorunda kalmaması mı?

Çocukların oyunlar oynayabilmesi mi?

Yoksa erkek, kız fark etmeden okuyabilmesi mi?

Hepsidir özgürlük, saygıdır özgürlük.

 

Hakkını arayanı ezmek değil,

Sokak ortasında öpüşmek değil,

Anne ve babaya bağırmak değil,

Yasak olanı yaşamak değildir özgürlük.

 

Özgürlük saygıdır.

İnanmak ya da inanmamaktır.

Kültürünü yaşamak, vatanına sahip çıkmak

Özünü korumak, haksızlığa karşı susmamaktır.

 

Özgürlük saygıdır.

İnançlara, inananlara

Öğretene, öğrenene

Çalışana, çalışamayana

Anneye, babaya

Eşine, çocuğuna

Gazine, şehidine

Vatanına, hakkını arayana

İnsana saygıdır özgürlük.

 

Kimsenin özgürlüğünü elinden almamak,

Yanlış olana hayır diyebilmek,

Doğru olanı yaşayabilmek,

Özgür olduğunu hissedebilmektir özgürlük.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑