Son Kış

Bir gün daha bitti ömrümden

Sanki kışa hazırlanan bir ağaç misali dökülüyor yapraklarım

Yalnız biliyorum: Bu benim son kışım.

Belki de bu yüzden hırçınım, bu yüzden bütün hışım

Sona erecek bakışım ve bitecek her şey

Biliyorum, bu son savaşım.

Bitecek sessiz sedasız

Sensiz ve sessiz…

Gönül isterdi ki bitmesin, sen hiç gitme ama sen gelmedin bile!

Ben geleyim desem gücüm yok,

Gücüm olsa da artık yüzüm yok.

Kim özür dilemeli bilmiyorum

Hayatımı feda eden ben mi, hayatımı mahveden sen mi?

Özür dilerim!..

Yazık Oldu

Üzülüyorum

Kendi adıma değil

Senin adına üzülüyorum

Herkesi benim gibi sanıyorsun

Büyük bir yanılgı içindesin

Hayat bunu sana acı bir şekilde öğretecek

Hep mutluluk peşinde koşacaksın

Aşkı arayacaksın ama nafile

Aradığın aşkı kaybettiğini yıllar sonra fark edeceksin

Aklına ben geleceğim ama çok geç

Tebessüm edeceksin

Ardından bir pişmanlık saracak vücudunu

“Keşke” diyeceksin ama çok geç

Sen elden ele gezerken

Ben yine şiirlerimle olacağım

Benim değerlim olmak varken

Benim özelim olmak varken

Milletin oyuncağı olacaksın

Yazık oldu!

Aptal Bir Aşık

Büyüdüğümü sanıyordum

Bunca yıllık yaşanmışlık vardı

Çocuk değildim artık

Kimse üzemezdi beni

Derken “sen” girdin hayatıma

Afalladım

Ne yapacağımı bilemedim

Korktum, kaçmak istedim

Senden uzaklaşmak isterken daha da yakınlaştım sana

Gözlerine bakmamak için direndikçe engel olamadım gözlerime

Hep seni düşünür olmuştum

Hayallerim seninle başlayıp seninle bitiyordu

Mutluluk üzerine hayaller kurarken hepsi hüsranla sonlandı

Çok üzüldüm

Paramparça oldu kalbim

Bunu biliyordum

Bunun adı “aşk”tı, ben de bir “aşık”

Mutluluk hayalleri kuran fakat her daim acı çeken aptal bir aşık…

Kendine İyi Bak

Hayat sana tozpembe, bana zulüm

Sen aşk peşindesin, ben tebessüm

Yolum düştü gönlüne, geldim geçtim

Ben senin için sevgili, senden vazgeçtim.

 

Bu, uykusuz geçen kaçıncı gecem

Rüyalarımı geri verin, burası cehennem

Yalandan da olsa gülemiyorum artık

Gülmeyi unutturdu bana bu acı ayrılık.

 

Kabullenmek çok zor, yaşandı ve bitti

Kabullenmeliyim, kalbin benim değildi

Artık susuyorum, kalbime gömdüm

Çığlıklarını duyuyorum, kalbimde ölüm.

 

Senin suçun yok, hatalı olan benim

Kandım tatlı diline, bir aşk sersemiyim

Kapandı perdem, görmez oldu gözüm

Kendine iyi bak, kalmadı bir sözüm.

Arayış

Hiç kimsenin seni anlamadığı günlerde,

Bir hiç olduğunu hissedersin.

Enkaza dönüşen sevgisiz gönüllerde,

Bir yardım eli beklersin.

 

Her şey üstüne gelirken art arda,

Köşene çekilir ağlarsın.

Geçecek diye beklerken başlarda,

Ömrünce bir çare ararsın.

 

Işığını kaybedince sonsuz karanlıkta,

Bir ışık olur kendini yakarsın.

Umutların da tükenince hayatında,

Bir mum gibi yanarsın.

 

Ömrün geçer hep bir arayış içinde,

Yılmadan onu ararsın.

Sevgiden eser kalmaz artık içinde,

Geçmişi gözü yaşlı anarsın.

Böyle Olmadı

Küçük bir kuş gibiyim

O taş kalbim defalarca kırıldı

İncindim…

 

Yoruldum,

Sana seni anlatmaktan yoruldum.

Bir umuttur sabrettim ve bekledim

Bir şeyler değişsin istedim, olmadı.

Yine çok üzüldüm, böyle olmadı.

 

Ellerimi sana uzattım,

Bana uzanan bütün elleri iterek.

Sana yakınlaştığımı sanarken,

Uzaklaşmışım giderek.

Önceleri farkına varamadım.

Farkına vardığımda ise çok geçti,

Anlayamadım.

 

Kafamı kaldırıp bakmadım kimsenin gözlerine,

Seninkinden başka.

Yanlışımın içindeki tek doğru ol istedim.

Öğretmek isterken sana bütün doğruları,

Ben yanlışlara saplanıp kalmışım,

Bilemedim.

Seninse yanlışlar yoldaşın olmuş,

Göremedim.

Kurtar Beni

Renk katıyorsun hayatıma

Yağmurdan sonra güneşi bekler gibi

Bekliyorum seni

Gel ki gökkuşağım ol…

 

Hayat ışığımsın,

Aydınlat bütün yollarımı

O yollarda yürüyelim el ele

Karanlığı unutayım seninle…

 

Kaybettim,

Önce sevdiklerimi sonra kendimi

Çok derindeyim

Çek kurtar beni

Sonsuz bir boşluktayım

Bulamıyorum kendimi…

 

Avuçlarında bir kelebeğim

Özgürlüğüm senin ellerinde

Kurtar beni bu esaretten

Birlikte özgürlüğe uçalım

Gökyüzünde kanat çırpalım

Bırakalım her şeyi

Unutalım geçmişi

Yalnızca sen ve ben olalım

Sen ve ben…

Bilemezdim

Eskiden bazı şeyler ne kadar da farklıydı

O zamanlar sorsalar hiç bilemezdim böyle olacağını

Ne kadar çok seviyordum seni

Her an seni görmek, seninle konuşmak istiyordum

Her fırsatta yanında olmak istiyordum

Hiç çıkmıyordun aklımdan

Kimseyle paylaşmak istemiyordum seni

Elimden gelse kimse görmesin diye saklardım herkesten

Hayallerimde bir tek sen vardın

Saçının tek bir teline zarar geleceğini bilsem seve seve verirdim canımı

O derece seviyordum seni…

 

Sonraları nefret etmeye başladım

Çok kızdım sana

Belki dilim bir şey söylemedi ama kalbim hiç susmadı

Umudumu kaybetmemek için direndim

Defalarca savaş verdim kendimle

Ne kazanabildim ne de kaybettim

Bir yanım boş ver derken diğer yanım “sensiz olmaz” diye haykırdı

Çok gözyaşım aktı

Yanaklarımdan sessizce süzüldüler

Gizledim herkesten

Erkekler ağlamaz diye öğrendim ben

Hep güçlü görünmeye çalıştım

Oysa dokunsan ağlayacaktım

Keşke dokunsaydın

Belki kaybetmezdim umudumu

Düşmezdim bu boşluğa

Yaşayan bir ölüye dönüşmezdim belki de…

 

Hayata tutunmaya çalıştım

Yüzüm gülerken içim kan ağlıyordu

Belli etmedim

İnsanlar neyin var dediklerinde ise türlü türlü bahaneler uydurdum

Hep geçiştirdim

Hiçbir zaman “sen” diyemedim

Günlerim böyle geçti

Acı, keder, yalnızlık…

 

Sonraları bir farklılık hissettim

Bugünlere geldim

Artık ne seviyorum seni ne de nefret ediyorum senden

Umurumda değilsin artık

İster izdivaç ister ölüm haberini alayım fark etmez herhalde

Senden adam olmaz derler ya harbiden öyle

Senden adam olmazmış

İnsan ancak boşa kürek çeker seninle

Ne sevgimi hak ediyorsun ne de nefretimi

Sadece seninle geçirdiğim yıllarıma, senin için döktüğüm gözyaşlarıma yanarım

Böyle olacağını hiç bilemezdim ama artık böyle

Yollarımız ayrıldı

Sen kendi dünyanda yaşıyorsun artık ben kendi dünyamda…

Bundan sonra ne ben girebilirim dünyana ne de sen girebilirsin dünyama…

Kaybettim

Eşsiz ve derin bir yalnızlık içindeyim

Etraf çok sakin ama içim değil

Uzanıp dokunamasam da seninleyim

Dön bir bak sevgili, bu senin eserin.

 

İçimde tarifi imkânsız fırtınalar seli

Dışarı çıkmaya çalışıyor içimdeki deli

Yıllar geldi geçti, esmedi bahar yeli

Ben yine kaybettim, kaybettim sevgili.

 

Bir  güz akşamı kapımı çaldı hüzün

Boş ver aldırma, her daim gülsün yüzün

Güneşimi kaybettim, karanlıklar içindeyim

Küçük meleğim öldü, sersefil bir haldeyim.

 

Eskiden sevgi dolu bir çocuktum

Bir gün sevgisizlik içinde yok oldum

Sana masal gelmesin, bu benim hayatım

Ben çok kez öldüm ama halen hayattayım.

İstiyorum

Gözlerine bakmak istiyorum,

Gözlerimi hiç kaçırmadan uzun uzun bakmak.

Sen de kaçırma lütfen!

Mahrum etme beni bu bir çift güzellikten…

Ellerini tutmak istiyorum,

Ve hiç bırakmamak…

Sanki bırakınca bir daha tutamayacakmışçasına tutmak…

Saçlarını okşamak istiyorum,

Bilsem örmek de isterdim ama bilmiyorum.

Saçlarını örmeyi öğrenmek istiyorum…

Sarılmak istiyorum,

Sımsıkı sarılmak.

Sanki bırakınca bir başkası sarılacakmışçasına sarılmak…

Öpmek istiyorum,

O tatlı dudaklarına küçük bir öpücük kondurmak istiyorum.

Sonra bir tane daha, bir tane daha…

Sonra da uzun uzun öpmek istiyorum…

Seninle yaşamak istediğim o kadar çok şey var ki…

Yazmakla bitiremiyorum.

Ama dediğim gibi “seninle” yaşamak istiyorum.

Bir başkasıyla değil!

Sadece “benim” olan küçük kırlangıcımla…

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑