Vuslat

Yarım kalan bir aşkın hikayesi, gözlerimde yağmur

Bedenim yokluğunun viranesi, bulutlarım mağdur

Uzletimde mutluyum, kalabalıklar seni hatırlatır

Desem ki unuttum, doğrular bu yalanı iyi tanır

Seni seviyorumlar hiç bu kadar anlamsız olmamıştı

Senin yokluğun herkesin çokluğu ile dolmamıştı

Solmamıştı çiçekler, hatıralarımda halen seviliyorken

Bitti bahar, tek kelime bile etmeden bulutlara gidiyorken

Her tercih kaderin bir taşıdır, seninkisi yol değil

Kalbinin temeli hayırlı olsun, seninse yol giderim

Gelip geçiyor günler lakin mutluluğum sende kaldı

Hiçbir şey haz vermiyor artık vuslatımızı kimler aldı

Küçük Kalp

Ya hiçbir şey olmamış gibi

Ya da hiçbir şey bitmemiş gibi

Rüyalarımda kalacak kadar yakın

Kabusum olacak kadar uzaksın

Nasılsın diye düşünmeden

Hangi yoldasın diye endişelenmeden

Sonsuza dek yok olan bir ukde misin?

Yoksa hiç gitmemiş gibi benimle misin?

Mezarlık

Kalbim mezarlık derdi bir abim

Anlamazdım

Şimdi anlıyorum

İnsan büyüdükçe kalbi mezarlık oluyormuş

Kimileri isimsiz bir mezara dönüşürken

Kimileri hiç ölmemiş gibi kalıyormuş

En güzel mezar seninki

Her gün ziyaret ediyorum, çiçeklerini suluyorum

Bizi anlatıyorum, kaybolan bizi

Yarım kalan hikayemizi, sevgimizi

Teşekkür ederim, her gün geliyorsun

Aklıma gelmediğin gün yok

Haliyle ben de her gün başucundayım

Zor geliyor

Gözyaşımla suladığım, sevgimle büyüttüğüm

Kimseler koparmasın diye

Herkesten gizlediğim gülün bir mezarlığa dönüşmesi…

Artık mezarındaki çiçeklerle avutuyorum kendimi

Kimisi solmuş, kimisi kurumuş

Yaşadıklarımı anlatamaz hiçbir duygu

Beni boş ver meleğim

Sen mezarında rahat uyu…

Senden Sonra 2

Mutluluğu seninle tanımadım

Gülmeyi sende öğrenmedim

Fakat gülmeyi sende bıraktım

Senden sonra değişti çoğu şey

Mutluluğu unuttum, hüznü tanıdım

Bütün sahteliğin ortasında

Yalancı yüzlere, kirli düşüncelere

Göz yumar oldum, yavaşça soldum

Her şey aynıyken ben yok oldum

Artık gülmeler yalan

Baktığım gözler uzak, verilen sözler yalan

Umut ışığı yok, yaşamın bir kölesiyim

Umut ışığı yok, ölümün böylesiyim…

Senden Sonra

Üzülüyorum

Artık seninle gülemediğim için

Seni özlediğimde dokunamadığım

Başını omzuma yaslayamadığın

Ağladığında seni güldüremediğim için

Ama en çok da

Kötü gününde yanında olamayacağım için üzülüyorum

Yaşadığım tek şey

Mutsuz bir yaşamın içindeki anlık mutluluklar

Başka bir şey yok

Bu sahteliğin içinde ölüp gidiyorum işte…

 

Anlatamadım

Gerçek sevginin gurur taşımadığını

Gururun sevgiyi yok ettiğini anlatamadım

Özünde herkes iyidir

Peki bu kötülükler nereden geliyor, anlatamadım

Verdiğim değerin beni değersizleştirdiğini

Seni ise sadece şımarttığını anlatamadım

Gerçekten sevmek kendinden vazgeçmek demekmiş

Ben olmayı unutup sen olabilmekmiş

Canını bile vermeye hazırken

İnancını kaybettiğinde canının gittiğini anlatamadım

Bir ruhum var

Var olduğundan beri acı çeken…

Anlatamadım…

Haykırış

Yuvası bozulan bir kuş gibi

Çırpındım durdum

Çırpınmaktan başka

Elimden hiçbir şey gelmedi

Çırpındıkça çaresizliğe gömüldüm

Çaresizliğe gömüldükçe çırpındım

Belki duyan birisi olur diye

Son nefesimle haykırdım

Sonrası sessizlik

Çığlıklar sessiz, gözyaşları sessiz…

 

En çok da en yakın olduklarım üzdü beni

Beni gördüler, sesimi duydular

Biliyorum

Fakat kördüler, sağırdılar

Yalnızlık içinde kabullendim ölümü

En derinlerde hissettim nefesini

Ellerim tutunacak bir el ararken

Beni bırakıp giderken gördüm hepsini

Sonrası sessizlik

Çığlıklar sessiz, gözyaşları sessiz…

 

Tükeniyorum

Başımı yastığa koyuyorum

Tam uyuyacağım, aklımda sen

Önce gülüşün geliyor aklıma

Hafiften bir tebessüm ediyorum

Sonra gözlerin…

Bir duruyorum öylece

Sonra da gidişin geliyor aklıma, tükeniyorum…

 

Bir film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden

Uykumu kaçıran olaylar silsilesi

Olmayacak düşüncelere kapılıyorum, tükeniyorum…

 

Zamanla olan savaşım başlıyor

Uykuyla kavgaya tutuşuyoruz

Uyuyamıyorum

Bir an önce sabah olsun istiyorum

Sabah olsun ki yalnızlığım,

Sabah olsun ki acım bir nebze hafiflesin

Kendimi günlük hayatın anlamsız işlerine kaptırayım

Kaptırayım ki

Yalandan da olsa “iyiyim” diyebileyim…

 

Aklımda hep aynı soru

Ne ara böyle oldum ben?

Tükeniyorum…

Gitmeliyim

Gitmeliyim,

En büyük cahillikleri

Kendini en aydın sananlarda gördüm

Kendi ateşiyle yanan bir mumdum

Sevgi ile nefretin arasında söndüm.

Gitmeliyim,

Sahte tebessümlerle dolu yüzlerden

Öylesine bıktım ki artık gitmeliyim

Kin ve nefretle bakan gözlerden

Öylesine yıldım ki artık gitmeliyim.

Gitmeliyim,

Aklımı kaçırmadan gitmeliyim

Küçük bir kalbe sahibim

Onu da bırakıp gitmeliyim

Ne olursa olsun

Kendimi bulmak için gitmeliyim…

 

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑