Benim şiirim “sen”sin…
Bir Gece Vakti
Saat gecenin bilmem kaçı
Uyuyamıyorum çocuk
Kulağımda yağmurun sesi
Gözlerimde derin karanlık
Düşüncelerimde bir boşluk
Kalbimdeyse bir kırıklık
Hanginiz bilirsiniz beni böyle?
Hanginiz görebildiniz bu halimi?
Yine intiharın eşiğinde duygular
Neyse boş verin, size tatlı uykular!..
Ben
Anne sevgisine muhtaç bir bebeğim
Sevgiliye verilen hoş kokulu bir çiçeğim
“Gitme, kal” denilmesini bekleyenim
Herkes koşarken ben hâlâ emekleyenim
İnsana huzur veren mavi gökyüzüyüm
Boşanan çiftin değersiz yüzüğüyüm
Ben ansızın gelen zamansız ölümüm
Kendi ölümünü gören âmânın gözüyüm
Dağlardan, taşlardan akan suyun sesiyim
Artık su vermez olmuş kuyunun dibiyim
Her şeyin hâkimi yaradanın eseriyim
Gönlümü kaptırdığım yârenin esiriyim
Zor günde uzanan yardım eliyim
En yakınlarımın gözünde bile bir elim
Gözyaşlarını tutamayan duygu seliyim
Çaresiz bir adamın intihar sebebiyim
Gökyüzündeki en uzak yıldızın tozuyum
Kumar masasındaki kaybedenin son kozuyum
Ben her insanın aradığı o huzurum
Kurtla yan yana kalmış körpe bir kuzuyum
Çiftçiyi hüsrana boğan çetin bir doluyum
Memleketin bir türlü yapılmayan yoluyum
Kolları kesilmiş kahraman gazimin koluyum
En tatlı rüyaların tatsız sonuyum
Her silindiğinde öksürten tebeşirin tozuyum
El âlemin dilinde memleketin paçozuyum
Çıplak ayakların gezdiği kumsaldaki bir kumum
Işık vermek için kendini yakan bir mumum
Gündüzü örten zifirî bir karanlığım
Ben kalabalıklar içindeki yalnızlığım
Yalın ayak bir çocuğun bastığı toprağım
Güz gelince ağaçtan düşen ilk yaprağım
Tutulmayan bir sözün hayal kırıklığıyım
Işıltılı gökyüzünün kayan yıldızıyım
Kimsenin anlamadığı bir delinin aklıyım
Kimsenin bilmediği kendi içimde saklıyım
Ben yarının telaşıyla geçen bugünüm
Unutulmak istenen acı bir dünüm
Yalnızlıklarla dolu bir doğum günüyüm
Uzun lafın kısası, yaşayan bir ölüyüm…
Yalanlarla Yandım
Ellerimi göklere uzattım, yok tutan
Yüreğim yerle bir, bu son tufan
Bir ateşin içindeyim, yalanlara kandım
Yüreğim yangın yeri, yalanlarla yandım
Boş bakıyor gözlerim, boş ve anlamsız
Beni anlamaya çalışma, boş ver anlamsız
Sahte gülümsemeler, yalan sözler
Yalan dünyanın aynası, yalansınız gözler
Fırtınalar
Birden fırtına çıkar yüreğinde
Sığınacak bir liman ararsın
Bir umut belirir gözlerinde
Yüzlerdeki yalanlara kanarsın
Kirlidir ruhun ve sislidir yolun
Hayat misali, bir varım bir yokum
Artık istesen de geri gelemez
Üzgünüm, yağmur ruhunu temizleyemez
Bak, bir gece daha bitti uykusuz
Yorgun gözlerim artık duygusuz
Beni anlamadınız, satırlara yazdım
Siz yazı yaşarken ben yine ayazdım
Yine fırtınalar kopuyor yüreğimde
Sığınacak bir limanımsa kalmadı
Dipsiz bir karanlıksın gözlerimde
Üzgünüm meleğim, senden eser kalmadı
Son Kış
Bir gün daha bitti ömrümden
Sanki kışa hazırlanan bir ağaç misali dökülüyor yapraklarım
Yalnız biliyorum: Bu benim son kışım.
Belki de bu yüzden hırçınım, bu yüzden bütün hışım
Sona erecek bakışım ve bitecek her şey
Biliyorum, bu son savaşım.
Bitecek sessiz sedasız
Sensiz ve sessiz…
Gönül isterdi ki bitmesin, sen hiç gitme ama sen gelmedin bile!
Ben geleyim desem gücüm yok,
Gücüm olsa da artık yüzüm yok.
Kim özür dilemeli bilmiyorum
Hayatımı feda eden ben mi, hayatımı mahveden sen mi?
Özür dilerim!..
Yazık Oldu
Üzülüyorum
Kendi adıma değil
Senin adına üzülüyorum
Herkesi benim gibi sanıyorsun
Büyük bir yanılgı içindesin
Hayat bunu sana acı bir şekilde öğretecek
Hep mutluluk peşinde koşacaksın
Aşkı arayacaksın ama nafile
Aradığın aşkı kaybettiğini yıllar sonra fark edeceksin
Aklına ben geleceğim ama çok geç
Tebessüm edeceksin
Ardından bir pişmanlık saracak vücudunu
“Keşke” diyeceksin ama çok geç
Sen elden ele gezerken
Ben yine şiirlerimle olacağım
Benim değerlim olmak varken
Benim özelim olmak varken
Milletin oyuncağı olacaksın
Yazık oldu!
Aptal Bir Aşık
Büyüdüğümü sanıyordum
Bunca yıllık yaşanmışlık vardı
Çocuk değildim artık
Kimse üzemezdi beni
Derken “sen” girdin hayatıma
Afalladım
Ne yapacağımı bilemedim
Korktum, kaçmak istedim
Senden uzaklaşmak isterken daha da yakınlaştım sana
Gözlerine bakmamak için direndikçe engel olamadım gözlerime
Hep seni düşünür olmuştum
Hayallerim seninle başlayıp seninle bitiyordu
Mutluluk üzerine hayaller kurarken hepsi hüsranla sonlandı
Çok üzüldüm
Paramparça oldu kalbim
Bunu biliyordum
Bunun adı “aşk”tı, ben de bir “aşık”
Mutluluk hayalleri kuran fakat her daim acı çeken aptal bir aşık…
Kendine İyi Bak
Hayat sana tozpembe, bana zulüm
Sen aşk peşindesin, ben tebessüm
Yolum düştü gönlüne, geldim geçtim
Ben senin için sevgili, senden vazgeçtim.
Bu, uykusuz geçen kaçıncı gecem
Rüyalarımı geri verin, burası cehennem
Yalandan da olsa gülemiyorum artık
Gülmeyi unutturdu bana bu acı ayrılık.
Kabullenmek çok zor, yaşandı ve bitti
Kabullenmeliyim, kalbin benim değildi
Artık susuyorum, kalbime gömdüm
Çığlıklarını duyuyorum, kalbimde ölüm.
Senin suçun yok, hatalı olan benim
Kandım tatlı diline, bir aşk sersemiyim
Kapandı perdem, görmez oldu gözüm
Kendine iyi bak, kalmadı bir sözüm.
Arayış
Hiç kimsenin seni anlamadığı günlerde,
Bir hiç olduğunu hissedersin.
Enkaza dönüşen sevgisiz gönüllerde,
Bir yardım eli beklersin.
Her şey üstüne gelirken art arda,
Köşene çekilir ağlarsın.
Geçecek diye beklerken başlarda,
Ömrünce bir çare ararsın.
Işığını kaybedince sonsuz karanlıkta,
Bir ışık olur kendini yakarsın.
Umutların da tükenince hayatında,
Bir mum gibi yanarsın.
Ömrün geçer hep bir arayış içinde,
Yılmadan onu ararsın.
Sevgiden eser kalmaz artık içinde,
Geçmişi gözü yaşlı anarsın.