Vuslat

Yarım kalan bir aşkın hikayesi, gözlerimde yağmur

Bedenim yokluğunun viranesi, bulutlarım mağdur

Uzletimde mutluyum, kalabalıklar seni hatırlatır

Desem ki unuttum, doğrular bu yalanı iyi tanır

Seni seviyorumlar hiç bu kadar anlamsız olmamıştı

Senin yokluğun herkesin çokluğu ile dolmamıştı

Solmamıştı çiçekler, hatıralarımda halen seviliyorken

Bitti bahar, tek kelime bile etmeden bulutlara gidiyorken

Her tercih kaderin bir taşıdır, seninkisi yol değil

Kalbinin temeli hayırlı olsun, seninse yol giderim

Gelip geçiyor günler lakin mutluluğum sende kaldı

Hiçbir şey haz vermiyor artık vuslatımızı kimler aldı

Git Kadın

Gecelerden kaçıyorum, bana gündüzleri verin

Yokluğunu kabullenmişken varlığının sarhoşu muyum neyim?

Gözlerimi kapatmaya korkuyorum, sen oradasın

Ben karanlığa açılan pencere, sen güneş gören odamsın

Kendi okyanuslarımı aştım, senin derende boğuldum

Anlamıyorum, baharı unutup bir sonbahar gününe mi vuruldum?

Farklı olduğunu sanırken gerçekleri görmek üzdü

İçinde sen olan bir dünya kurdum, gerçeklere yenik düştü

Artık üzülmem, gökyüzünün mavisine kanmak kolaydır

Ben gecenin karanlığını sevdim, bana yıldızları saydır

Sihirbaz değilim, bir kalemde silemem geçmişin izlerini

Artık git kadın, tekrar ateşe vermeden küllerini…

Matem

Gözlerimde sonsuz matem, gönlünde yer yok madem

Kalem temenni bilmez, teselli vermez hiçbir dem

Sitemim sana değil,  benimkisi soluk bir iç çekiş

Yolunu kaybetmiş bir derviş, elzem bildiğim sanemi kaybediş…

Hiç kimseye söyleyemediğim için sırlara dönüşen dertlerim var benim

Yalnızlığımı paylaştığım evim, ruhumu kaybettiğim bedenim

Yüzüme gülen dostlarım, mutlu olmamı ne kadar ister ki?

Yirmi sekiz yıldır sabrederim, bu son olsun yeter ki!..

Kaderin pençesindeyim, aradığım bir tutam huzur

Güneşimi kaybettim, yanaklarımdan süzülür yağmur

Adımlarım hep değişir, boşluğa koşan bir karanlık misali

Elimde kırık bir tebeşir, vuslatı karalayan bir yalnızlık timsali…

Basitçe Hoşça Kal

Hoşça kal sevgili, seni tanımak güzeldi

Keşke her zaman güzel kalabilseydin

Tanıdığım o saf ve temiz halinle

Kahkahalar attığımız günlerdeki gibi

Doğrularınla yaşayıp gurur duyduğum

O saf, küçük kalbine dokunduğum

Her şeyden daha güzeldi gönlün

Hoşça kal, bugün gönlümde ölüm günün

Küçük Kalp

Ya hiçbir şey olmamış gibi

Ya da hiçbir şey bitmemiş gibi

Rüyalarımda kalacak kadar yakın

Kabusum olacak kadar uzaksın

Nasılsın diye düşünmeden

Hangi yoldasın diye endişelenmeden

Sonsuza dek yok olan bir ukde misin?

Yoksa hiç gitmemiş gibi benimle misin?

Belki Bir Gün

Yalanlar üstüne bir aşktı bizimkisi

Masum bir imkânsızlık öyküsü

Bir bilmecenin bilinmezliği

Belki de kırık bir kalbin son nefesi…

Biliyorsun

Seni üzdüğüm gün uyuyamazdım

Kıyamet kopsa umursamazdım

Ellerinden tutardım

Sana uzanan ellerimi kırmasaydın…

Biliyorum

Ben imkânsızı diledim

Bir aldanışın kurbanı ruhum

Bir yok oluşun mimarı şuurum

Ve gözlerin,

En sevdiğim renktir gözlerin…

Hatırımda kalan gözlerin

Yanaklarımdan gözyaşı olarak dökülür

Sonsuzluk sandığım bu aşkın

Bir rüya olduğunu öğrendim

Uyandırdığın için teşekkür ederim!..

Her şeye rağmen

Belki bir gün meleğim…

Yalnızlık

 

Yalnızlık nedir bilir misin?

Duvarların üstüne üstüne gelmesi

İçinde çığlıklar koparken seni kimsenin duymaması

Kafanın içinde cevapsız sorulardan bir ordu sanrısı

Ardı arkası kesilmeyen öfke patlamaları tanrısı…

 

Kaçmak istiyorsun, neyden kaçtığını bilmeden

Sitem dolusun, kime olduğunu bilmeden

Yakmak istiyorsun, usulca çekip gitmeden

Kırıp dökmek istiyorsun, sonrasını düşünmeden…

 

Anlamsız duygular içindesin: korku, sitem, sevgi

Bazen kalbinde bir umut bazen bir sezgi

Sanki birisi çıkıp seni anlayacakmış gibi

Sonra yine hayal kırıklığı yine aynı kısır sezgi…

Mezarlık

Kalbim mezarlık derdi bir abim

Anlamazdım

Şimdi anlıyorum

İnsan büyüdükçe kalbi mezarlık oluyormuş

Kimileri isimsiz bir mezara dönüşürken

Kimileri hiç ölmemiş gibi kalıyormuş

En güzel mezar seninki

Her gün ziyaret ediyorum, çiçeklerini suluyorum

Bizi anlatıyorum, kaybolan bizi

Yarım kalan hikayemizi, sevgimizi

Teşekkür ederim, her gün geliyorsun

Aklıma gelmediğin gün yok

Haliyle ben de her gün başucundayım

Zor geliyor

Gözyaşımla suladığım, sevgimle büyüttüğüm

Kimseler koparmasın diye

Herkesten gizlediğim gülün bir mezarlığa dönüşmesi…

Artık mezarındaki çiçeklerle avutuyorum kendimi

Kimisi solmuş, kimisi kurumuş

Yaşadıklarımı anlatamaz hiçbir duygu

Beni boş ver meleğim

Sen mezarında rahat uyu…

Senden Sonra 2

Mutluluğu seninle tanımadım

Gülmeyi sende öğrenmedim

Fakat gülmeyi sende bıraktım

Senden sonra değişti çoğu şey

Mutluluğu unuttum, hüznü tanıdım

Bütün sahteliğin ortasında

Yalancı yüzlere, kirli düşüncelere

Göz yumar oldum, yavaşça soldum

Her şey aynıyken ben yok oldum

Artık gülmeler yalan

Baktığım gözler uzak, verilen sözler yalan

Umut ışığı yok, yaşamın bir kölesiyim

Umut ışığı yok, ölümün böylesiyim…

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑