Benim şiirim “sen”sin…
Müsterih
Şiirlerim, uykusuz gecelerimin bir hediyesi
Acı dolu bir gün ve sen yine yoksun
Keşkeler bitti, yıkıldı şehrimin kalesi
Kalktı son perde ve bozuldu efsun
Dizleri kanayan bir çocuk misali
Her yağmur sonrası sığınacağın evdim
Güneş, yağmursuz da mutluyken
Ben seni mutlu ederek mutlu olmayı sevdim
Kendi doğrusunu kaybetmiş bir yalancının
Ucuzluğuna inanmayı seçmekti yanlışım
Birçok anımın olduğu bir yabancının
Oyuncak hikayesine dönüşen yanıyım
Herkes kendine yakışanı yaparmış
Gerçek yüzünü görmeme izin verdin
Her şey için teşekkür ediyorum
Gönlüm rahat, yokluğuma hoş geldin!..
Git Kadın
Gecelerden kaçıyorum, bana gündüzleri verin
Yokluğunu kabullenmişken varlığının sarhoşu muyum neyim?
Gözlerimi kapatmaya korkuyorum, sen oradasın
Ben karanlığa açılan pencere, sen güneş gören odamsın
Kendi okyanuslarımı aştım, senin derende boğuldum
Anlamıyorum, baharı unutup bir sonbahar gününe mi vuruldum?
Farklı olduğunu sanırken gerçekleri görmek üzdü
İçinde sen olan bir dünya kurdum, gerçeklere yenik düştü
Artık üzülmem, gökyüzünün mavisine kanmak kolaydır
Ben gecenin karanlığını sevdim, bana yıldızları saydır
Sihirbaz değilim, bir kalemde silemem geçmişin izlerini
Artık git kadın, tekrar ateşe vermeden küllerini…
Matem
Gözlerimde sonsuz matem, gönlünde yer yok madem
Kalem temenni bilmez, teselli vermez hiçbir dem
Sitemim sana değil, benimkisi soluk bir iç çekiş
Yolunu kaybetmiş bir derviş, elzem bildiğim sanemi kaybediş…
Hiç kimseye söyleyemediğim için sırlara dönüşen dertlerim var benim
Yalnızlığımı paylaştığım evim, ruhumu kaybettiğim bedenim
Yüzüme gülen dostlarım, mutlu olmamı ne kadar ister ki?
Yirmi sekiz yıldır sabrederim, bu son olsun yeter ki!..
Kaderin pençesindeyim, aradığım bir tutam huzur
Güneşimi kaybettim, yanaklarımdan süzülür yağmur
Adımlarım hep değişir, boşluğa koşan bir karanlık misali
Elimde kırık bir tebeşir, vuslatı karalayan bir yalnızlık timsali…
Basitçe Hoşça Kal
Hoşça kal sevgili, seni tanımak güzeldi
Keşke her zaman güzel kalabilseydin
Tanıdığım o saf ve temiz halinle
Kahkahalar attığımız günlerdeki gibi
Doğrularınla yaşayıp gurur duyduğum
O saf, küçük kalbine dokunduğum
Her şeyden daha güzeldi gönlün
Hoşça kal, bugün gönlümde ölüm günün